

13 Mayıs: Tanıklığın Ötesinde
12 Mayıs - 7 Haziran 2026
Yusuf Aslan
Çelişkiler, Olasılıklar ve Ütopyalar Arasında* kültür sanat projesi kapsamında gerçekleşen “13 Mayıs: Tanıklığın Ötesinde” sergisi, belgesel fotoğrafçı Yusuf Aslan’ın Soma Maden Faciası çalışmasından seçilen on bir fotoğraflık bir seçkiden oluşuyor.
Sergi, facianın bir görsel kaydı olmasının ötesinde, zamanın kırıldığı, uzadığı ve hâlâ sürmekte olduğu bir ana bakıyor. Facia anının telaşını, bekleyişin ağırlaşan sessizliğini ve kolektif bir yas halini aynı düzlemde buluşturuyor. Sergide yer alan fotoğraflar, dünya madencilik tarihinin en büyük felaketlerinden biri olan ve bir katliam olarak da nitelenen Soma Maden Faciası’nı belirli bir güne ait olmaktan çıkarak, süreklileşmiş bir şimdiye, bitmeyen bir “o gün”e işaret ediyor ve tanıklıktan öteye geçerek, olayın toplumsal, politik ve duygusal izlerinin nasıl dolaşıma girdiğini hissettiren bir alan kuruyor.
Seçkideki fotoğraflar, olayın dramatik anlarını estetize etmenin aksine, bakışı rahatsız eden bir akışa işaret ediyor. Bu nedenle “13 Mayıs: Tanıklığın Ötesinde” sergisi, donmuş bir zamanın değil, kesintisiz bir şiddetin görsel alanını oluşturuyor ve şunu hatırlatıyor: Ölümler öngörülebilir, önlenebilir ve bu nedenle politiktir. Görünenler yalnızca o ana ait değildir; güvencesizliğin ve emeği değersizleştiren kâr odaklı çalışma düzeninin görünür hale geldiği bir eşiktir. Uzun yıllara yayılan yapısal ihmalin, neoliberal üretim biçimlerinin ve yaşamı değersizleştiren politikaların sonucunda oluşan bu an, fotoğraflardaki gerilimde ifadesini buluyor.



Hakkında
Yusuf Aslan
Belgesel fotoğrafçı Yusuf Aslan, ilk ve orta öğrenimini Sivas’ta, öğretmen okulunu ise Savaştepe’de tamamladı. Gazetecilik ve Halkla İlişkiler okudu. Sivas, Aydın ve Almanya ’da öğretmen olarak çalıştı. Kuşadası Fotoğraf ve Sinema Sanatı Derneği’nin (KUFSAD) başkanlığı yapmış ve bu süreçte Kuşadası Fotoğraf Günleri’nin düzenlenmesinde sorumluluk almıştır.
Van ve Hataydepremleri, Gezi Parkı, Soma maden faciası gibi vakalara tanıklık etti; kayda geçirilmesi çabasında oldu. Hollanda Haber Ajansı’nın Avrupa’nın mülteciler karşısındaki tutumunuinsan hikâyeleri üzerinden eleştiren, “Avrupa: Kale Kapısı” projesinde çalıştı. Bodrum-Dikiliarasında kıyılarda mültecilerin geride bıraktıkları eşyalar ve fotoğraflar (Aykan Özener’lebirlikte) Uluslararası Fotoistanbul Festivalinde sergilendi. Özcan Yurdalan’la birlikte“Mülteci Müzesi” adı altında bir enstalasyon çalışması gerçekleştirdi.
TFSF’nin (Türkiye Fotoğraf Federasyonu) 2018-2019 yıllarında gerçekleştirdiği MGH-(Memleketimden Görsel Hikayeler) çalışmasında Özcan Yurdalan ve Aykan Özener’le birlikte editör olarak çalıştı. Ortaklaşa bir Editöryal Fotoğraf Çalışması olan “Korona Günlerinde Fotoğraf” projesinde editör olarak yer aldı. Editör olarak çalıştığı “Antroposen Çağdan Belgesel Hikayeler” projesinde “İçinden Balık Geçen Ev” çalışmasıyla da bu projede yer aldı. Özcan Yurdalan’ın projelendirdiği sergi, kitap ve mahalle şenliğine dönüşen “Hatırlayan Mahalle”, “Geçmişten Bakınca” Mahalleden Görsel Hikayeler” çalışmalarında yer aldı. Soma, Antakya, Nurhak ve Kuşadası ve Samandağ’da çocuklarla fotoğraf atölyelerinde çalıştı.
Biri Der Spigel’in kapağında yer almak üzere, batı ülkeleri basınında haber fotoğrafları yayınlandı. Ulusal veuluslararası festivallerde sergi ve gösterileriyle yer aldı. Dergi ve kitaplarda fotoğrafları yayınlandı. Hiç Kimsenin Plajı, Sessiz Katil, Son Gökyüzünden Sonra diğer çalışmaları arasındadır.

























