top of page
8.jpg

Forum

7 Haziran 2026

Bergama Kültür Merkezi

Kasım 2025’de başlayan Çelişkiler, Olasılıklar, Ütopyalar Arasında projesinin Soma, Manisa ve Bergama, İzmir’deki sergi açılışları, film gösterimleri ve panellerinin gerçekleştiği 5-6-7 Haziran programının son gününde sanatçıların, panelistlerin ve akademisyenlerin katılımıyla kapanış forumu gerçekleşti.

YCL_2288_1.jpg
YCL_2273_1.jpg

Kapanış forumu: sözü çoğaltmak, arşivi büyütmek

Forum özeti: Murat Büyükyılmaz, Fikir Gazetesi

07.06.2026

Kapanış forumu: Sözü çoğaltmak, arşivi büyütmek

Belgesel gösteriminin ardından yapılan kapanış forumu, üç günlük programın ne bıraktığını ve bundan sonra nasıl sürdürülebileceğini tartışmaya açtı. Günseli Baki, projenin Kasım 2025’te başladığını; sanatçı atölyeleri, çocuk çalışmaları, saha ziyaretleri, seminerler, sergiler, belgesel gösterimleri ve panellerle genişleyen bir süreç olarak ilerlediğini anlattı.

Forumda öne çıkan başlıklardan biri, projenin fiziksel katılımın ötesinde nasıl kalıcılaşacağıydı. Fatih Kurunaz, üç gün boyunca ortaya çıkan birikimin dijital ortamda erişilebilir hale gelmesinin önemine dikkat çekti. Proje ekibi de web sitesi üzerinden sergiler, saha çalışmaları, kavramlar sözlüğü, kaynaklar ve kayıtların arşivlendiğini; sürecin yalnızca üç günlük etkinlik takvimiyle sınırlı kalmaması için bu belleğin büyütüleceğini aktardı.

Tunca Subaşı, büyük kentler dışında yapılan bu tür çalışmaların bütünüyle bir esere dönüştüğünü söyledi. Ona göre sergi, konuyu ajitasyona ya da doğrudan temsil iddiasına sıkıştırmadan, sanatçıların sahada edindiği duyguları ve karşılaşmaları çoğul bir dille görünür kıldı.

Gökçe Yeniev ise projenin başındaki temel meselenin “araştırma yapıp gitmek” olmadığını hatırlattı. Akademik bilginin yerel deneyimle yeniden buluşması, hikâyenin öznesi olan insanlarla temas kurması ve kültür sanatın bu karşılaşmaya alan açması, projenin kurucu niyetlerinden biriydi. Yeniev’e göre kültür sanat ayağı, düşük salon katılımına rağmen başka dolaşım kanalları açıyor; sergiler, kayıtlar ve dijital arşiv aracılığıyla etki zamana yayılıyor.

Üçüncü ayak: Yerel katılım, medya ve sivil toplum

 

Forumda en çok tartışılan konulardan biri, projenin “üçüncü ayağı” oldu. Yücel Tunca, akademi ve sanat arasındaki köprünün kurulduğunu; ancak medya, halkla ilişkiler, sosyal medya, yerel katılım ve sivil toplumla daha güçlü buluşma ayağının ayrıca düşünülmesi gerektiğini belirtti. Tunca’ya göre sözün çoğalması, yalnızca iyi bir içeriğin üretilmesine değil, o içeriğin muhataplarıyla buluşmasını sağlayacak örgütlü bir iletişim emeğine de bağlı.

Fikret Adaman ise bu tür çalışmaların her zaman geniş katılım üretmeyebileceğini, ancak uzun vadeli etkisinin ve tarihsel kaydının önemsenmesi gerektiğini söyledi. Adaman’a göre adil dönüşüm, ekolojik kriz ve emek meselesi üzerine kurulan karşı hegemonik alanlar çoğu zaman küçük adımlarla, sınırlı karşılaşmalarla ve ısrarlı kayıtlarla oluşuyor.

Fırat Genç, son yıllarda birçok insanın farklı yerlere dağıldığını, ancak bu dağılmanın aynı zamanda yeni bağlar ve yeni üretim alanları yarattığını söyledi. Bergama’daki üç günün kendisinde yarattığı duyguyu, görünmez kalmış dayanışma hatlarının fark edilmesi olarak tarif etti. Hale Eryılmaz ise Kuzey Ege’de ekolojik yıkımla uğraşan sanatçı grupları, kültür kurumları ve ekoloji inisiyatifleri arasında daha güçlü bir haberleşme ve karşılaşma zemini kurulabileceğini belirtti.

Ekin Çuhadar, kültür sanat alanının ekoloji ve iklim tartışmalarına daha fazla dahil olduğu bir dönemde, bu çalışmanın Türkiye’nin farklı bölgelerinde benzer meselelerle uğraşan akademisyenler, sanatçılar, yerel aktörler ve sivil toplum yapıları için bir başlangıç olabileceğini söyledi. Ayşe Buğra ise üç günlük programın akademik bilgi, sanat çalışmaları, ekolojik coğrafya ve yerel kültür sanat faaliyeti arasında anlamlı ilişkiler kurduğunu; bu tür buluşmaların yalnızca büyük kalabalıklarla ölçülmemesi gerektiğini vurguladı.

Forumda dile getirilen katkılar, adil dönüşüm tartışmasının enerji ve ekoloji alanıyla sınırlı kalamayacağını gösterdi. Emek, tarım, sanat, hafıza, yerel örgütlenme, dijital arşiv, çocuklar, gençler ve bilgi üretimi aynı hattın parçaları olarak konuşuldu.

Soma, Bergama ve Ayvalık hattında başlayan bu tartışma, adil dönüşümün madenlerin kapanması ya da enerji kaynaklarının değişmesiyle tamamlanamayacağını bir kez daha gösterdi. Günseli Baki’nin belirttiği gibi asıl mesele, yerle gök arasındaki o kırılgan eşikte, emekle, yeryüzüyle, hafızayla ve diğer canlılarla nasıl daha adil bir yaşam kurulabileceği sorusunda düğümleniyor.

Çelişkiler, Olasılıklar Ve Ütopyalar Arasında kültür sanat projesi, 2014’te maden faciasından sonra akademik çabaların merkezi olan Soma’daki kömürden çıkış, yenilenebilir enerjiye geçiş sürecini “çevresel adalet” kavramı etrafında ele alırken, Soma’ya yakın konumda bulunan Bergama ve Ayvalık’ta açılan yenilenebilir enerji santrallerinin yerele olan etkisini “mülksüzleştirme” kavramı etrafında tartışan transdisipliner kültür sanat projesidir.

İLETİŞİM  >

couproject.info@gmail.com

  • Orta
  • Instagram
Ekran Resmi 2026-04-26 22.31.55.png

Duygu Avcı, Ekin Çuhadar, Fikret Adaman, Gökçe Yeniev,

Günseli Baki, Hande Paker, Şebnem Eroğlu Hawskworth, Yücel Tunca

Ekran Resmi 2026-05-05 13.37.05.png

© 2026 Ne Yerde Ne Gökte Derneği

bottom of page